| |
Yönetici
Gezegeni: Venüs
Element: Hava
Nitelik: Öncü
Uğurlu Sayıları: 6, 9
Gün: Çarşamba
Uğurlu Taşı: Opal, Zümrüt
Renk: Mavi, Lila
Tarot kartı: Aşıklar
Hayvan: Yılan, kertenkele
Bitki: Badem, selvi ve dişbudak ağaçları; gül
Kıymetli Taş: Koyu zafir, zebercet
Kıymetli Maden: Bakır
Terazi Takım Yıldızı (Astronomi)
Terazi takımyıldızında Zuben al Ganubi ve Zuben al Schemali
isimli iki ana yıldız bulunur. Hydra yani Yılan da bu burcun
enleminde yer alır. Bu burcun güneyinde birinci dekanatta,
Crusis-Haç, kuzeyinde üçüncü dekanatta, Corona Borealis-Taç
bulunur. Bu ikisinin arasında Terazi'ye yakın bir yerde
Lupus-Kurt yer alır.
Mitoloji
Terazi burcuna ait kesin bir mit olmamasına rağmen, İ.Ö.
2000 yıllarında Babil inanışında ölünün günahlarının ve
sevaplarının terazide tartıldıktan sonra değerlendirildiğine
ve bundan sonra yargılandığına inanılırdı. Mısır'da da pek
çok papirüste aynı sembolojiye rastlamak mümkündür. Bazı
kaynaklarda, Mısır'da bu ritüellerin Ay, Terazi burcundayken
yapıldığı öne sürülür.
Sembol
Terazi Zodyak'ta hayvansal olmayan sembollerden biridir.
Kolları oynayarak, sonsuzluğa karşı reaksiyon gösteren
terazi ile sembolize edilir. Birbirine bağlanmış iki kefenin
pozisyonu bir tüyün ağırlığı ile bozulabilir, çağlara ait
kaderleri, imparatorların talihini, ölümsüzlüğü ifade eder.
Terazinin kefelerindeki denge, sık sık karşılaştıkları
kararsızlığı, içsel ve dışsal kavgaları da sembolize eder.
Yaşam
Bu devreye kadar horoskobun alt yarısı, yani subjektif ve
bilinçsiz kısım geçilmiştir. Birey bu alana gelinceye dek,
kendine bakışında subjektif ve bilinçsizdir. Dolayısıyla,
kendini diğerlerinin gördüğü gözle görmesi imkansızdır. İlk
yarı boyunca, doğum evvelinden taşınan yaşamsal iç güdüler
maskelenmiş ve yok edilmeye çalışılmıştır. Doğumda oluşan
kişilik çekirdeği, alt yarımkürede dışardan gelen ve
ebeveynlerden kaynaklanan etkiler doğrultusunda, ancak
nereye varacağı, nereye götüreceği belirsiz bir durumda
şekillenmiştir.
Genç bu devrede, toplumun ve ebeveynlerinin kendisine empoze
ettiği özellikler doğrultusunda hayatını yönlendirir. Bu
aşamada, objektivitenin başlangıcı olarak kabul edilecek
gerçek bilinçlilik halinin, alternatif görüşlerin ve
fikirlerin tanınması, benimsenmesi söz konusudur.
Dolayısıyla, bireyin görünen ile görünmeyen yüzü ya da,
gerçek varlığı arasında bir denge oluşturma aşamasına
gelinir. Horoskobun geri kalan yarısı bu işlemin ve
geçmişten getirilen özelliklerin bir denge oluşturulması
aşaması olarak da kabul edilebilir. Başka bir deyişle,
horoskobun bir yarısı, belki de yaşamın temelini oluşturan
ilk yarısı tamamlanmış, kazanılanlar bir kenara konulmuş,
artık bunları dengeleyecek diğer unsurların hayata ve
kişiliğe mal edilmesi aşamasına gelinmiştir.
Bireyin bu kutuplaşmalarla yüzleşebilme yeteneği potansiyel
bir bütünlüğe ulaşma ihtimalini taşırken, bunun varlığını
yadsımak, hayat boyunca etkilerini gösterebilecek, içsel ve
şiddetli bir uyuşmazlığa yol açabilir. Dolayısıyla, dıştan
gelen tüm etkiler, imajlar, davranış biçimleri, olaylar ve
kişiler hayatın ilk yarısından kaynaklanan bireyin kalıtım
yoluyla kazandığı yapılanmadır. Bu devreden itibaren, o
zamana kadar kazanılmış her türlü özellik yeniden bir
entegrasyona tabi tutulmalıdır. Ebeveynler, aile içi
ilişkiler, fiziksel görünüşün kabul edilmesi, eğitim
seviyesi, iletişim kurabilme yeteneğinin yeterliliği,
dürtüler ve anlaşmazlıklar gibi olaylar gelişmenin
tamamlanabilmesi için, gerekli olaylardır. Bütün bunlar
yaşanmalı, kabul edilmeli ve değiştirilmeden entegrasyona
sokulmalıdır. Bu belki en önemli noktalardan biridir, aksi
takdirde aynı türde problemlerin ilerleyen dönemlerde
yeniden gündeme gelmesi söz konusu olabilir.
Koç burcunun karşıtı olarak Terazi, eşlik, ortaklık ve
yüceltmeyi temsil eder. Yani Koç'un horoskop içinde
yarattığı ben, kendine güven ve ego temalarını kompanse
edip, dengelenmesini sağlayan burçtur. Başak'ta
ebeveynelerine bağlı olarak yaşamaktan kurtulabilmek için
çalışmaya ve hayatını kazanmaya karar veren birey,
kendindeki eksik yanları tamamlayabilecek bir ortak, bir eş
arayışı içine girer. Bu aşamada, kendindeki eksik, defolu
yanları tespit edip, kendini başkalarının gördüğü gözle
görmeye başlayan kişi, kendinde hatalı olarak nitelendirdiği
özelliklere sahip birini bulduğu anda, O'nu yüceltme
eğilimindedir.
Evlilik ve iş ortaklığı, yasal ve ahlaki yaptırımları son
derece katı ve yoğun bir şekilde bünyesinde taşıyan bir
ortaklıktır. Burada bireysel kuralların yokolup, birlikte
bazı kuralların konularak uygulanması gerekli olur.
|
|
|